Bu Blogda Ara

mustafa reşit paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mustafa reşit paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Eylül 2009 Pazartesi

Tanzimat Fermanı

Herkesin bildiği gibi, devletimizde kuruluşundan beri Kuran'ın yüce hükümlerine ve şeriat yasalarına tam uyulduğundan, ülkemizin gücü ve bütün tebaasının refah ve mutluluğu en yüksek noktaya çıkmıştı. Ancak, yüz elli yıl var ki, birbirlerini izleyen karışıklıklar ve çeşitli nedenlerle şeriata ve yüce yasalara uyulmadığından evvelki kuvvet ve refah, tam tersine zayıflık ve fakirliğe dönüştü. Oysa, şeriat yasaları ile yönetilmeyen bir ülkenin varlığını sürdürebilmesinin imkansızlığı açık seçik ortadadır.

Tahta geçtiğimiz mutlu günden bu yana bütün çabalarımız, hep ülkenin kalkınması, ahalimiz ve fakirlemizin refahı amacına yönelik oldu. Eğer, yüce devletimize dahil ülkelerin coğrafi konumu, verimli toprakları ve halkının yetenekleri gözönünde tutularak gerekli girişimler yapılırsa, yüce Allah'ın yardımı ile, beş-on yılda kalkınabileceğimiz söz götürmez.

Yüce Allah'ın yardımına ve Peygamberimiz hazretlerinin ruhaniyetine sığınarak, yüce devletimizin ve ülkemizin iyi bir biçimde yönetilmesi için bundan böyle bazı yeni yasalar çıkarılması gerekli görüldü.

Söz konusu yasaların başında can güvenliği; ırz, namus ve malın korunması; vergi toplanması; halkın askere alınıp silah altında tutulma süresi gibi hususlar gelmektedir. Şöyle ki; Dünya'da can, ırz ve namustan daha kıymetli birşey yoktur. Bir insan bunları tehlikede görünce, yaradılıştan kötü olmasa bile, canını ve namusunu korumak için olmadık çarelere başvurur. Bunun devlet ve memlekete zarar vereceği açıktır. Buna karşılık, can ve namustan emin olan bir kimse sadakat ve doğruluktan ayrılmaz, işi ve gücü ile devletine ve milletine yararlı olur.

Mal güvenliğinin olmadığı yerde ise kimse devlet ve milletine ısınamaz, ülkesinin yükselmesi ile ilgilenmez, hep korku ve üzüntü içinde yaşar. Buna karşılık, malından, mülkünden emin olmadığı zaman hep kendi işi ve işinin genişletilmesi ile uğraşır. Devlet ve millet gayreti, vatan sevgisi kendisinde her gün artar.

Vergi konusuna gelince: Bir devlet, ülkesini korumak için askere ve gerekli öbür masraflara muhtaçtır. Bu, para ile olur. Para, tebaadan toplanacak vergiler ile oluştuğundan bunun en iyi şekilde toplanması gerekir.

Evvelce gelir sanılmış olan "yed'i vahit" belasından ülkemiz hamdolsun, kurtulmuşsa da yıkıcı bir yöntem olup hiçbir zaman yararlı sonuç doğurmamış olan iltizam usülü hala sürüyor. Bu, ülkenin siyasi işlerini ve mali konularını bir adamın keyfine, hatta cebir ve zulmüne teslim etmek demektir. Bu adam iyi bir insan değilse hep kendi çıkarına bakar, bütün davranışlarında kötülüğe, zulme yönelir. Bu nedenle, ülkemiz insanlarının her biri için, malına ve gelirine göre bir verginin saptanması ve kimseden bundan fazla birşey alınmaması gerekir. Yüce devletimizin karada ve denizdeki askeri masrafları ile öbür masrafları yasalarla belirlenip sınırlandırılmalı ve uygulama ona göre yapılmalıdır.

Askerlik de, yukarıda belirtildiği gibi, önemli konulardan biridir. Ülkenin korunması için asker vermek halkın başlıca borcudur. Fakat, bir memleketin mevcut nüfusuna bakılmaksızın, şimdiye kadar yapıldığı gibi, kiminden tahammülünden çok, kiminden az asker alınması hem düzesizliğe; hem tarım, ticaret ve bayındırlık işerinin kötü gitmesine; hem ömür boyu askerlik bıkkınlığa; hem de nüfusun azalmasına yol açar. Bu nedenle, her memleketten alınacak asker miktarı için uygun yöntem konulmalı ve dört veya beş yıl hizmet için sıra usulü getirilmelidir. Bunlar yapılmadıkça devletin kuvvetlenip gelişmesi, huzur ve asayişin sağlanması mümkün olmaz. Bütün bunların dayanağı yukarıda açıklanan hususlardır.

Bu nedenle, bundan böyle suç işleyenlerin durumları şeriat yasaları gereğince açıkca incelenip bir karara bağlanmadıkça kimse hakkında, açık veya gizli, idam ve zehirleme işlemi uygulanmayacaktır. Hiç kimse, başkasının ırz ve namusuna saldırmayacaktır. Herkes malına, mülküne tam sahip olacak, bunları dilediği gibi kullanacak, bunu yaparken de devlet büyüklerinin müdahalesine uğramayacaktır. Birinin suçluluğunun saptanması halinde mirasçıların o işle ilgileri bulunmayacağından, suçlunun malları elinden alınıp varisleri miras hakkından yoksun bırakılmayacaklardır.

Yüce devletimizin tebaası Müslümanlarla öbür milletler bu haklardan tam yararlanacaklardır.

Can, ırz, namus ve mal konularında, ülkemizin tüm halkına şeriat yasaları gereğince garanti verilmiştir. Öbür konularda da oybirliği ile karar verilmesi için, Meclisi Ahkam-ı Adliye üyeleri gerektikçe artırılacaktır. Yüce devletimizin bakanları ile ileri gelenleri belirli günlerde orada toplanarak, görüşlerini çekinmeden açıkça söyleyeceklerdir. Can, mal güvenliğine ve vergilerin belirlenmesine ait yasalar böyle hazırlanacaktır.

Askerlikle ilgili konular Bab-ı Seraskeri Dar-ı Şurası'nda görüşülüp karara bağlandıktan sonra sonsuza dek uygulanmaları için tasdik edilmek üzere tarafıma gönderilecektir. Söz konusu yasalar sırf din, devlet, ülke ve milleti kalkındırmak amacı ile çıkarılacaklarından, bunlara tam uyacağımıza yemin ederiz. Bu konuda, Hırka-i Şerife odasında, tüm din adamları ile bakanların hazır bulunacakları bir sırada yemin edecektir.

Din adamı ve vezirlerden yasalara aykırı hareket edenlerin, kanıtlanacak suçlarına göre, rütbelerine ve hatır ve gönüle bakılmaksızın cezalandırılmaları için özel ceza yasası çıkarılcaktır.

Memurlara yeterli maaş bağlanmış olup, henüz bağlanmış olanlarınkiler de belirlenecektir. Bu yolla da, şeriata aykırı olan ve ülkenin gerilemesinde başrolü oynayan rüşvet belası güçlü bir yasa ile ortadan kaldırılmış olacaktır.

Bütün bu sayılan hususlar eski hükümlerin tümden değiştirilmesi demek olacağından işbu fermanımız İstanbul halkına ve ülkemiz halkına duyurulacaktır. Bundan başka, dost devletlerin de bu yönetimin sonsuza dek uygulanmasına tanık olmaları için fermanımız, İstanbul'daki tüm büyükelçilere resmen bildirilecektir.

Allah hepimizi başarılı kılsın; yasalara uymayanlar Allah'ın lanetine uğrasın ve ömürleri boyunca rahat yüzü görmesin. Amin.

Türk Modernleşmesi - 28 Eylül Pazartesi

Bu ders de yine anfilerin belirsizliği sebebiyle Murat Özyüksel' in odasında yapıldı. 8 kişiydik. Mümtazer Türköne dersin hocası. İlk gün de olsa ders işlendi. Bizi tartıp ona göre davranacağını söyledi vereceği bilgiler bakımından. Yani bir altyapı testi yaptı. İlk ders üzerinde durduğumuz konular ise şunlardı:

- Modernlik nedir? Modernite nedir?

- Batı modernliği. Türk modernleşmesi.

- Plato / Platon / Platonik aşk (idealar) cinsellik barındırmayan, tamamen zihinsel aşk.

- Eflatun (mor) platon un en sevdiği renk.

- Batı bütünün 3 önemli parçası "grek-romen-judocristian(yahudi-hristiyan)"

- Platon batı düşüncesinin en önemli insanıdır.

- Felsefe antik yunan filozoflarının yaşantısı ve düşüncelerine düşülen dipnotlardır.

- Platon-Devlet 7 kitaptaki mağara metaforu çok önemli.

- Kavramların icadı. İdeler. At idesi, masa idesi.

- Kavramlar sosyal bilimlerinin aletleridir.

- Parkinson "Siyasi düşüncenin evrimi" önerilen bir kitap.

- Siyasal ve sosyal çevreyi-ilişkileri insan yarattı. (sosyal bilimler) doğa bilimleri ise insanın tanrının yarattığına hükmetmesidir.

- Mustafa Reşit Paşa (hariciye nazırı), Tanzimat fermanını kendi iradesiyle hazırladı.

- Metternich - Avrupa konserti (uyumu) 1815-1914. Gerici ama savaşsız düzen. Diplomasinin bir numaralı adamlarından. Amaç imparatorlukları ayakta tutmak. Sorun fransız devriminin yarattığı yeni avrupa: Milliyetçilik.

- 1839-1871 tanzimat dönemi.

- Mısır valisi kavalalı Mehmet Ali Paşa'ya rodos valiliği sözü veriliyor ama adanın elden çıkması, daha sonra valinin isyanına yol açıyor. Tek başına kendi ordusuyla osmanlı ordusunu yenip kütahyaya kadar geliyor. Osmanlı çaresizce batıdan yardıma muhtaç ve onların hoşuna gitmesi için de yani al gülüm ün karşılığı olan "ver gülüm" için Mustafa Reşit Paşa'nın fikriyle tanzimat fermanı hazırlanıyor. Hoca M.Reşit Paşa'ya Osmanlı'nın Metternich'i diyor.

- Tanzimat fermanı bir insan hakları metnidir.

- İtidat suçu: Müslüman bir Osmanlı'nın din değiştirmesi. Genelde şöyle olur, gayrimüslim biri şehadet getirip müslüman olur. Fakat daha sonra yeniden dinine dönmek ister. İşte bu durumda itidat suçu işlemiş olur. Cezası idamdır.

- Metternich, avrupanın en zayıf devletini diplomasi yoluyla en belirleyici konuma getiriyor.

- Bilimsel düşünce olayları mümkün olduğu kadar basitleştirerek anlatır.

- Modernitenin 4 sac ayağı

1- Bilimsel Düşünce
2- Tanrı merkezli dünyadan insan merkezli dünyaya (hümanizm)
3- Üretim şeklinin değişimi (cemaat yapısından cemiyet yapısına. informal-formal)
4- Demokrasinin (ve laikliğin) egemenliği.

- Bir diğer deyişle şu 4 devrim

1- Bilimsel
2- Kültürel
3- Ekonomik
4- Siyasal

- İngiltere ve Fransa modernliği icat eden 2 ülke.

- GELECEK DERS TANZİMAT VE ISLAHAT FERMANI ÜZERİNDE TARTIŞACAĞIZ.